DEVLETİN MEMURLARI VE KÖYLERİN İLERİ GELENLERİ

19 Haziran 2015
4.693 kez görüntülendi

Resim bulunamadı

DEVLETİN MEMURLARI VE KÖYLERİN İLERİ GELENLERİ
Her ikisinin de yolları sık sık kesişmişti. Biri köylere görevli giderken diğeri onu karşılıyordu. Biri gücünü devletten alıyor. Salahiyeti kendi elinde istediği gibi kullanıyor. Diğeri gücünü hemen oradan geçimin geçinmenin kaynağından. Dostluklar da oluşuyor, karşı duruşlar da. Köyün ileri gelenleri, köyün geleneğini, emeğini, onurunu, gururunu savunmada. Günümüzde artık köy de kalmadı ya hepsi de tarih oldu. Konuyla ilgili anlatacağımız hikâyeler tarihten, ikisi Osmanlı biri Cumhuriyet tarihinden.
Bizlerden beş veya altı kuşak öncesi 1700 yılların sonu veya 1800 yılların başı ; her sülaleden ilk hanelerin olduğu, sülalelere adını veren dedelerin zamanı. O zaman ki adıyla Ahaldaba’ya* harman zamanı öşür (aşar)* vergisi almak için memur gelir. Atın üzerinde daha harman yerine varır varmaz harman yerinde döven üzerinde bulunan kişiye ihtiyar diye seslenerek öşür için geldiğini söyler. Hali vakti iyi durumda olan Hacı dede köyün ileri gelenlerindendir. Öşür vergisi için köye gelen bu memurun kendisine bir selam dahi vermeden emrederek seslenmesine canı sıkılır. Koynundaki çıkınında vergi için altın paraları hazırdır. Dövenden iner hızlı adımlarla memurun yanına gider. Köyün tüm hanelerinin borcunu sorar. Yörede beyin adamı olarak da bilinen öşürcü biraz şaşırarak köyün borcunu söyler. Hacı dede koynundan çıkardığı çıkından altın paraları sayarak köyün borcunu verir makbuzunu alır. Memur bu sefer davet beklercesine attan inmeye hazırlanır ancak Hacı dede müsaade etmez. “Yok yok hiç zahmet etme sen bizi adam yerine koyup selam bile vermedin harmanın dirliğin uğurlu olsun demedin paranı aldın şimdi gidebilirsin” der. Öşür memurunun diyecek bir sözü kalmamıştır, öylece atını çevirir köyü terk eder.(1)
İlginçtir benzer bir hikâye de Yusufeli’nin Zor köyünde yaşanır. Köyün ileri geleni Mustafa Ağadır. Misafirler onun odasında konaklar gelen memurlarla Mustafa ağa ilgilenir. Tarih olarak 1800 yılları sonlarına doğru öşür vergisi devam etmektedir. Yine mahsul zamanı köye öşür memuru gelir. Köyde hane hane dolaşır Mustafa ağada eşlik eder. Öşürcü insanlara adeta eziyet eder. Bu duruma Mustafa ağanın canı çok sıkılır ancak bir şeyde yapamaz. Tahsilat işi bitince akşamda yaklaşmıştır. Memurumuz Mustafa ağaya misafir olmak ister. Mustafa ağa ise artık dayanamaz.” Efendi seni misafir edemeyiz sen insanlarımıza haksız yere çok eziyet ettin, kaba davrandın, bizler misafir severiz ama seni misafir etmek içimizden gelmiyor”. Memur akşam oldu nasıl giderim dese de Mustafa ağa hiddetlenmiştir bir kere, nereye gidersen git paranı aldın yolun açık olsun der. Böylece memur akşamın darında köyden ayrılmak zorunda kalır.(2)
Bütün bu zamanlardan sonra Cumhuriyetin kırklı ellili yıllarında süreç bu ya köylerden, ilk olarak da köyün ileri gelenlerin çocukları okuyup devlet memuru olmaya başlar. Şavşat Veliköyü’nden Nedim Doğan’ın oğlu Eyüp DOĞAN Şavşat ilçesine hekim olarak atanır. Nedim Bey bir gün oğlunu çağırıp, oğluna: “Sen hasta hanenin tek doktorusun halkın doktora ihtiyacı var cumartesi günleri de hasta hane de bulun muayeneye devam et” der. Aradan bir ay geçer bakar oğlu sözünü tutuyor iyi der. Oğlundan bir istekte daha bulunur. “Memleketimiz fakir memlekettir, herkes kazaya gelemez. Pazar günleri köylere gitsen fakir fukaraya yaşlılara çocuk hastalara baksan çok iyi olur vatandaş çok memnun olur diye söyler. Nedim bey bakar ki oğlu pazar günleri atına binip köy köy dolaşıyor oğlundan çok memnun olur. Köylüler de Eyüp beyden çok razı olurlar. Bu sefer de oğlundan son bir istekte daha bulunacaktır. “Eyüp der, köye giderken kılık kıyafetinde köylülerin giydiğine uygun olsun, senden çekinmesinler şapkanı takın dar paça pantolonu giy öyle git.(3)
Yöresel bu hikâyelere bakılırsa zeminden köylerden geçimin geçinmenin kaynağından insana insanlığa umudun dünden bugüne yeşerdiğini gelecekte de aynı kaynaklardan yeşereceğini görebiliriz.
*Tepekoy ilçesi Şavşat *Çiftçi vergisi onda biri demek
Kaynak kişiler: 1 –Tepeköyü’nden Ali ÖZTÜRK 2- Yusufeli Zor Köyünden Mustafa YÜCE 3-Şavşat Veli Köyünden Mansur Öğretmen

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. fikri seçkin dedi ki:

    Çok güzel ,duygulandım.Sağol Ahmet Hocam . Ali Öztürk kim merak ettim.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Yukarı Çık