Temel ŞİMŞEK Şiirleri

16 Haziran 2014
3.155 kez görüntülendi

Resim bulunamadı

 

 

 

NERDE OLURSANIZ GELİN ŞAVŞAT’A

 

Hasretiz gurbetten toprağa,taşa
Kaderde ne ise gelinir başa
Temiz havasıyla uzunca yaşa
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

İstanbul, Bursa , AdapazarI
Buradadır ataların mezarı
Nam salmıştır okur ile yazarı
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

Mart dokuzu gelir, dönülür geri
Herkesin bellidir bağ, bahçe yeri
Kalmıştır şehirde,bir kemik ,deri
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

Üç günde gelir yüzünüze renk
Sahara Yaylası tüm dünyaya denk
Festivallerde düğün, dernek, cenk
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

İçmeden tadılmaz Arsiyan suyu
Krater gölleri olmuş bir kuyu
Özlemişsen o güzelim uykuyu
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

Çiçek açar baharında yazında
Her şeyi yersin tadı, tuzunda
Merhamet oluşur inan yuzunda
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

Kışın nine, dede köyde durulur
Dostluk, arkadaşlık burda kurulur
Hal, hatır, muhabbet candan sorulur
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

Hani nerde, seni elde tutanlar
Dua diler kabristanda yatanlar
Sizi bekler peynir, pekmez satanlar
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

Unutma hiç, ecdadını, atanı
Kabristanda sıra, sıra yatanı
Özlemeyin gurbet elden vatanı
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

 

Temelim Sinop’tan selamım olsun
Gönlünüz neşe, sevgiyle dolsun
Sözlerim dostlara hatıra kalsın
Nerde Olursanız Gelin Şavşat’a

——————————————-

TEPEKÖY’DE

 

Kafkaslardan gelir boyu
Ahıska Türk’üdür soyu
Değişmemiş dili, huyu
Bilinmeli Tepeköy’de

 

Bahçecik’ten başlar yolu
Orman kaplı sağı, solu
Doğası oksijen dolu
Solunmalı Tepeköy’de

 

Binbeşyüzondur rakımı
Şampiyon futbol takımı
Ahırda hayvan bakımı
Yapılmalı Tepeköy’de

 

Artık kalmamış dermanı
Bostana dönmüş harmanı
Büyük Atiyan ormanı
Korunmalı Tepeköy’de

 

Gurbetten gelir bavulu
Çalar zurnası, davulu
Kasat, Gogelet, Şavulu
Gezilmeli Tepeköy’de

 

Unutulamaz mazisi
Boyunduruğu, samisi
Dört ilkokul, dört Camisi
Görülmeli Tepeköy’de

 

Minaresinden duyuru
Otlanır düzü bayırı
Korunga, yonca, çayırı
Biçilmeli Tepeköy’de

 

Davul, zurna çalınmalı
Peynir, pekmez alınmalı
Serin, serin kalınmalı
Uyunmalı Tepeköy’de

 

Bahçecik, Şavul bağları
Cengelek’te var dağları
Organik peynir, yağları
Yiyilmeli Tepeköy’de

 

Kadir, kıymet, değeriyle
Herkes hoşnut diğeriyle
Dost, akraba, ciğeriyle
Yaşanmalı Tepeköy’de

 

Bağ, bahçeyi suluyarak
Temiz hava soluyarak
Gece rahat uyuyarak
Kalınmalı Tepeköy’de

 

Rüzgarlı geçer havası
Huzurlu olur yuvası
Ana, babanın duvası
Alınmalı Tepeköy’de

 

Kasket, atkıyı takarak
Sakiriyat’tan bakarak
Sobada odun yakarak
Isınmalı Tepeköy’de

 

Ortasından akar dere
Evler dağılmış her yere
Senede en az bir kere
Bulunmalı Tepeköy’de

 

Unutmayınız vatanı
Gazi, şehidi, atanı
Kabristanlarda yatanı
Hatırlayın Tepeköy’de

 

Kışın yağar, lapa karı
Ekilmiyor mısır, darı
Çift jandarma, ata barı
Oynanmalı Tepeköy’de

 
Bişi, lokum, ketesine
Tepeköy.com sitesine
Selam olsun hepisine
Duyulmalı Tepeköy’de

 

Bayramlarda barışması
Büyük, küçük karışması
Şiir, resim yarışması
Yapılmalı Tepeköy’de

 

Baharı, güzü, yazıyım
Tepeköy’den çok razıyım
Sizlere şiir yazayım
Okunmalı Tepeköy’de

 

Dost, akrabayı gözlerim
Tepeköy’ümü özlerim
Temel ŞİMŞEK’im, sözlerim
Hatırlansın Tepeköy’de

—————————————————————————

ARTVİN ŞAVŞAT YAYLASINDA

Bahar olur karlar erir
Dağı taşı yeşillenir
Her şey lezzetinde yenir
Artvin Şavşat yaylasında

 

Soğuk sular şır şır akar
Negoları nefis kokar
Güneşi yüzleri yakar
Artvin Şavşat yaylasında

 

Sisler çöker, yağmur çiser
Fırtınası, çok sert eser
Soğuğu insanı keser
Artvin Şavşat yaylasında

 

Boğalar, koçlar güreşir
Kurtlar, köpekler üleşir
Koyun, kuzular meleşir
Artvin Şavşat yaylasında

 

 Uzaklara bağırırlar
Danaları çağırırlar
İnekleri sağılırlar
Artvin Şavşat Yaylasında

 

Biçenekte ot biçerler
Gevrek yer ayran içerler
Son bahar olur göçerler
Artvin Şavşat yaylasında

 

Pancar toplar aş yaparlar
Oyun oynar top kaparlar
Doğaya müthiş taparlar
Artvin Şavşat yaylasında

 

Görülmeye değer dağı
Ömründe uzatır çağı
Lezzetli peyniri, yağı
Artvin Şavşat yaylasında

 

İnsanları sağlık bulur
Rahat rahat nefes alır
Yaşayanlar hayran kalır
Artvin Şavşat yaylasında

 

Renk renk çiçekler açarlar
Etrafa koku saçarlar
Martılar, kuşlar uçarlar
Artvin Şavşat yaylasında

 

Koşsan, gezsen akmaz terler
Havası muhteşem derler
Yağlı, tuzlu besin yerler
Artvin Şavşat yaylasında

 

Sabah olur güneş doğar
Şaşortiler inek sağar
Yağmuru ansızın yağar
Artvin Şavşat yaylasında

 

Gurbetçiler gelir gider
Çobanları hayvan güder
Mal sahibi para öder
Artvin Şavşat yaylasında

 

Gurbetçiler sever yazı
Dağ başında yerler kazı
Festivalde çalar sazı
Artvin Şavşat yaylasında

 

Temel Şimşek’ in sözleri
Şavşat’ta güler yüzleri
Geride kalır gözleri
Artvin Şavşat yaylasında

—————————————–

ŞU ARTVİN’İN İNSANLARI

Hem şehir hem köyde kalır
Ne isterse arar bulur
Adam gibi adam olur
Şu Artvin’in insanları

 

Lastik ayakkabı giyer
Çalışırken beli eğer
Başı bulutlara değer
Şu Artvin’in insanları

 

Ortalama yüz yıl yaşar
Delikanlı gibi koşar
Düğünlerde oynar coşar
Şu Artvin’in insanları

 

Bağda bahçede çalışır
Toprağa taşa karışır
Ağaç dikmede yarışır
Şu Artvin’in insanları

 

Kafasına şapka takar
Sobalarda odun yakar
Anne babasına bakar
Şu Artvin’in insanları

 

Aşı ekmeğini böler
Paylaştıkça yüzü güler
Misafir çok olsun diler
Şu Artvin’in insanları

 

Her gelene kapı açar
Yüzünde mutluluk saçar
Şehirlerden köye kaçar
Şu Artvin’in insanları

 

Çalışmadan yapamazlar
Köylerinden kopamazlar
Kapıları kapamazlar
Şu Artvin’in insanları

 

Dürüsttürler doğrudurlar
Vatanına bağlıdırlar
Gidenleri ağlatırlar
Şu Artvin’in insanları

 

Organik gıdalar yerler
Herkese can dostum derler
Misafiri çok severler
Şu Artvin’in insanları

 

Nehirlerde balık tutar
Yerli sebze, meyve satar
Geceleri erken yatar
Şu Artvin’in insanları

 

Temel ŞİMŞEK’in elinden
Sevilir tatlı dilinden
Gençken eğilir belinden
Şu Artvin’in insanları

————————————————

YAŞLILIĞI ANLADIM ELLİ YAŞINDA

Ne güzeldi gençlik, güler koşardım
Türküler, şarkılar söyler coşardım
Hiç yaşlanmayacak gibi yaşardım
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 

Kazma kürek ile kazardık yeri
Oldu vücudumuz bir kemik deri
Hastalıklar başladı dönülmez geri
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 

Ayaklar yorulmuş dizler tutmuyor
Boğazım kurumuş lokma yutmuyor
Damarlar tıkanmış kalbim atmıyor
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 

Dillerim tutuldu sesler kısıldı
Sarktı şakaklarım kaşlar asıldı
Dim dik gezer idim belim kasıldı
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 

Saçlarım döküldü, başım kel oldu
Şekerim yükseldi, benzimiz soldu
Tansiyon, kollestrol bizleri buldu
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 

Romatizmam çıktı dizler tutuldu
Sabah, öğlen, akşam ilaç yutuldu
Gençlik yıllarım hep unutuldu
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 

Yoruldu bedenim, adımlar durdu
Gürültü ve sesler beynimi yordu
Her karşılaştığım yaşımı sordu
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 


Uzaklara yakın gibi bakardım
Koşar adım merdivenler çıkardım
Çivileri tak tak diye çakardım
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 

Büyük diye herkes bize geldiler
El öpmeye sıralara girdiler
Yüzüme bakıp dede dediler
Yaşlılığı anladım elli yaşında

 

Tat kalmadı ekmeğimde aşımda
Düşünceler eksik olmaz başımda
Her şey sorun oldu ha bu yaşımda
Yaşlılığı anladım elli yaşında

—————————————

SAHARANIN FIRTINASI

 

Dağından kolay gelinmez
Karları yoldan silinmez
Ne zaman eser bilinmez
Saharanın fırtınası

 

Bir anda ortaya çıkar
Önüne geleni yıkar
Acımadan canlar yakar
Saharanın fırtınası

 

Dağı taşı karla kaplar
Araçları kara saplar
Ne var ne yok her şey toplar
Saharanın fırtınası

 

İnsanları rehin alır
Bulunduğu yerde kalır
İnsafa gelince salır
Saharanın fırtınası

 

Soğuk sularından içer
Önüne geleni biçer
Ağaçları yıkar geçer
Saharanın fırtınası

 

Yollarında geçit vermez
Esintisi kısa sürmez
Aldığını geri vermez
Saharanın fırtınası

 

Tozu dumanına katar
Önüne geleni atar
Bazen uykusuna yatar
Saharanın fırtınası

 

Sesi uzaktan duyulur
Korkudan insan bayılır
Dumanı gelir yayılır
Saharanın fırtınası

 

Haber verir pusu kurmaz
Esintisi asla durmaz
Yolculara adres sormaz
Saharanın fırtınası

 

Temel Şimşek’in yarası
Ardahan Şavşat arası
Dağın korkulu rüyası
Saharanın fırtınası

————————————-

KAÇAN KIZLAR KAÇAN KIZLAR

 

Aşık olur vurulurlar
Övünürler, kurulurlar
Evlerinden kovulurlar
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Baba sözü dinlemezler
Anneyi hiç tinlemezler
Ne yaptığını bilmezler
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Gece kapıları açar
Bohçasını alır kaçar
Yüzü gülücükler saçar
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Severek karar verirler
Aşkları için ölürler
Evlenip geri gelirler
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Yaptığından pişman olur
Sahipsiz ortada kalır
Nefesi evinde alır
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Her gün gözyaşını siler
Babasından affı diler
Barışırlar ise güler
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

İnsanlardan utanç duyar
Gelecek günleri sayar
Ellerine kına koyar
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Ana babayı üzerler
Korkusundan ter süzerler
Gururlarını çizerler
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Asla murad alamazlar
Mesut mutlu olamazlar
Evde yalnız kalamazlar
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Acı ama gerçek sözler
Kardeşler yolları gözler
Her gün anne baba özler
Kaçan kızlar kaçan kızlar

 

Temel Şimşek böyle yazar
Kaçan kızlar bana kızar
Gizlilik dostluğu bozar
Kaçan kızlar kaçan kızlar

—————————————–

İSYAN EDİYORUM VARYANT YOLUNA

 

Şavşat Ardanuç’un kaderi bozuk
Zavallı insanların haline yazık
Baraj yolu bize sürpriz bir kazık
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Çoruh vadisinden gider gelirdik
Yolumuzu dere yolu bilirdik
Berta deresinde mola verirdik
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Deriner barajıyla gurur duydular
Çoruh vadisine tünel oydular
Artvin Şavşat yoluna engel koydular
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Veren oldu bu halk bir şey almadı
Şavşat Ardanuç’un sabrı kalmadı
Herkes feryat etti duyan olmadı
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Dere yolu varken çıktık dağlara
Tepelerden bakar olduk bağlara
Baraj diye düşürdüler ağlara
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Sanayiden başlar rampadır yolu
Duvarla çevrili sağ ile solu
Virajlarda yorulur Şoförün kolu
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Dereden tepeye tırmanır çıkar
Araçlar on misli yakıtı yakar
Zavallı insanlar dumana bakar
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Virajlı yolları tehlike saçar
Yamaçtan taş iner araçlar kaçar
Her gün bir gırayder yoları açar
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Kar yağınca şoför zinciri takar
Yolcular korkudan önüne bakar
Araba kayınca şimşekler çakar
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

Sis çöker bir anda camlara çiser
Beklenmedik anda fırtına eser
Yamaçtan sel iner yolları keser
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

İnşallah bu çile bir gün bitecek
Barajın üstünden köprü geçecek
Herkes arabada çaylar içecek
İsyan ediyorum varyant yoluna

 

———————————————-

İNSANLARA DEĞER VERELİM DOSTLAR


Adem baba ile Havva anadan
Soyumuzu türetmiş yüce yaradan
Neslimiz geliyor işte buradan
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Saygı duymalıyız birbirimize
Değer vermeliyiz her birimize
Empati kurmalıyız biz kendimize
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Sıkıntı, sorunu birlikte aşmak
Güzelce konuşmak, özgürce koşmak
Herkesin hakkıdır mutlu yaşamak
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Hiç kimse öksüz ve yetim kalmasın
Kimsenin ahını kimse almasın
Tartışma, çatışma asla olmasın
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Üzmeyelim hiçbir zaman canları
Kimsenin olmasın üzgün anları
Görelim her zaman güzel yanları
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Etnik ayrımcılık asla olmasın
Çaresiz insanlar yalnız kalmasın
Gençlerin geleceği hiç kararmasın
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Onurlar, gururlar zedelenmesin
Anneler, babalar kederlenmesin
Çocuklar, bebekler boşa ölmesin
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Açlık ve sefalet hiç yaşanmasın
İnsanlar sahipsiz boşta kalmasın
Gencecik evlatlar ceza almasın
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Yaşama hakları engellenmesin
Birlik beraberlik gölgelenmesin
Hiçbir ayrımcılık gözetilmesin
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Savaşlar olmasın, kanlar akmasın
Analar, babalar ağıt yakmasın
Feryatlar yükselip arşa çıkmasın
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Herkes eşit olsun, ayrım olmasın
Çalışsın her insan, işsiz kalmasın
Genç yaşta çiçekler, güller solmasın
İnsanlara değer verelim dostlar

 

Temel ŞİMŞEK derki ; değer verelim
Toplumda saadet, huzur görelim
Hep beraber eğlenelim, gülelim
İnsanlara değer verelim dostlar

———————————————

İÇELİM DOSTLARIM ŞAVŞAT ÇAYINI

 

Anne baba çocuklara bakarken
Odun kömür ile soba yakarken
Sabahları kahvaltıyı yaparken
İçelim dostlarım Şavşat çayını

 

Bazen tepelerde, bazen derinde
Güneşin altında, ya da serinde
Her gün sabahları o iş yerinde
İçelim dostlarım Şavşat çayını

 

Dağdan, taştan karlar, buzlar erirken
Uzaktan yakından dostlar gelirken
Yorulup ta birer mola verirken
İçelim dostlarım Şavşat çayını

 

Arkadaşlar bir araya gelince
Öğlen akşam yemekleri yiyince
Sohbet, muhabbetle yüzler gülünce
İçelim dostlarım Şavşat çayını

 



Havuzda, denizde, gölde yüzerken
Tarlada, bahçede, yolda gezerken
Köşede oturup resim çizerken
İçelim dostlarım Şavşat çayını

 

Uzanıp ta koltuğunda yatarken
Haberlere dizilere bakarken
Sağa sola efkarlanıp çatarken
İçelim dostlarım Şavşat çayını

—————————————-

HAVALAR SOĞUYUP KARLAR YAĞINCA

 

Giyilir kazaklar, botlar, bereler
Görünmez yamaçlar, yollar, dereler
Aranır o zaman bütün çareler
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Direkler, teller dipten sökülür
Ağaçlar kıvrılır yana bükülür
Yapraklar sararıp yere dökülür
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Araçlar yollarda patinaj eder
Kimileri buzda kayarda gider
Yolcular korkudan yaparlar keder
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Dereler, nehirler donar buz tutar
Hayvanlar ininde uykuya yatar
Fırtınalar kopar savurur, atar
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

İnsanlar tatile dağlara koşar
Kayak merkezleri dolarda taşar
Özgürce kaymanın keyfini yaşar
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Dışarda çocuklar kartopu oynar
Evlerde ocakta çorbalar kaynar
İçilir birlikte sıcacık çaylar
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Fırtınalar eser kapanır yollar
Mahsur kalır dağda, mezrada kullar
Akmaz olur donar evlerde sular
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Üşürler insanlar sobalar yakar
Evlerden camlardan dışarı bakar
Araçlar yollarda zincirler takar
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Köylerde çekilir üzüntü, keder
Komşular birbirine koşar da gider
Evlerde oturup muhabbet eder
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Beyaza bürünür yalısı katı
Ahıra kapanır ineği atı
İçerde verilir su ile otu
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Göç yolları kapıları açarlar
Göçmen kuşlar sıcak yere kaçarlar
Gökyüzünde kanat çırpar uçarlar
Havalar soğuyup karlar yağınca

 

Temel Şimşek der ki; üşüyor başım
Donuyor yüzlerim, kipriğim, kaşım
Beyaza bürünür toprağım, taşım
Havalar soğuyup karlar yağınca

—————————————–

GELDİ ŞİMDİ EMEKLİLİK

 

Uzun hayallere daldık
Her aybaşı maaş aldık
Otuz yıl görevde kaldık
Geldi şimdi emeklilik

 

Erkenden işe koşardık
Enerjimizle coşardık
Büyük işleri başardık
Geldi şimdi emeklilik

 

Fidanlıkta tohum ektik
Sahalarda fidan diktik
Uzun yıllar cefa çektik
Geldi şimdi emeklilik

 

Arazide çalışırdık
Başarıda yarışırdık
Küser idik barışırdık
Geldi şimdi emeklilik

 

Seminerlere giderdik
Antalyalarda gezerdik
Ölü denizde yüzerdik
Geldi şimdi emeklilik

 

Yemeklerde buluşurduk
Güzel güzel konuşurduk
Sohbet eder tanışırdık
Geldi şimdi emeklilik

 

Elli bir oldu yaşımız
Ağardı saçı başımız
Çoktur dikili taşımız
Geldi şimdi emeklilik

 

Görev yaptık hizmet ettik
Bazen uzaklara gittik
Zaman zaman cefa çektik
Geldi şimdi emeklilik

 

Temelim der artık yeter
Sinop’ta görevim biter
Yollarım Şavşat’a gider
Geldi şimdi emeklilik

——————————–

CENNET ÜLKE TÜRKİYE’MİZ

 

Bahçesiyle bağlarıyla
Deniziyle dağlarıyla
Ay yıldızlı bayrağıyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Yamacıyla ovasıyla
Ailesi yuvasıyla
Ecdadının duasıyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Portakalı limonuyla
İskelesi limanıyla
İnancıyla imanıyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Sıvısıyla katısıyla
Bacasıyla çatısıyla
Doğusuyla batısıyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Sayısalı sözeliyle
Resmisiyle özeliyle
Çirkiniyle güzeliyle
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Köşkleriyle yalısıyla
Saatiyle kulesiyle
Surlarıyla kalesiyle
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Keçisiyle koyunuyla
Horonuyla oyunuyla
Yeğeniyle torunuyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Yasağıyla kaçağıyla
Kaşığıyla bıçağıyla
Gemisiyle uçağıyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Yatlısıyla katlısıyla
Yayasıyla atlısıyla
Acısıyla tatlısıyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Yabancısı yerlisiyle
Bekârıyla evlisiyle
Etrafıyla çevresiyle
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Barışığıyla küsüyle
Şapka, beresi fesiyle
Beş vakit ezan sesiyle
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Üzümleriyle bağıyla
Ağacıyla yaprağıyla
Dağı taşı toprağıyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Atanıyla tutanıyla
Alanıyla satanıyla
Özgürlükler vatanıyla
Cennet ülke Türkiye’miz

 

Temel Şimşek’in sözüyle
Güzel gören o gözüyle
Merhamet dolu yüzüyle
Cennet ülke Türkiye’miz

 

CENGELEGİN YAYLASINDA

Temmuz ayında çıkılır
Yaylada mala bakılır
Ocakta odun yakılır
Cengelegin yaylasında

 

 

Karlı yollardan geçilir
Soğuk sulardan içilir
Biçenekte ot biçilir
Cengelegin yaylasında

 

 

Koyun kuzular meleşir
Boğa tosunlar güreşir
Köpeği, kurdu üleşir
Cengelegin yaylasında
 

 

Yayığa yoğurt koyarlar
İplerden asar yayarlar
Gevrek, kuymakla doyarlar
Cengelegin yaylasında

 

 

Otlanır tepeler, dağlar
Satılır peynirler, yağlar
Sahipsiz yaylalar ağlar
Cengelegin yaylasında

 

 

Çobanlar malı yayarlar
Akşam dönüşte sayarlar
Çiseli otta kayarlar
Cengelegin yaylasında

 

 

Aynı odada yatılır
Koyun kuzuya katılır
Gece silahlar atılır
Cengelegin yaylasında

 

 

Yağmurunda ıslanırlar
Duvarlara yaslanırlar
Tereyağla beslenirler
Cengelegin yaylasında

 

 

Çocuklar eller öperler
Nineler peynir teperler
Tavuklara yem seperler
Cengelegin yaylasında

 

 

Yere bir anda sis çöker
İnce ince yağmur döker
Çobanlar derin of çeker
Cengelegin yaylasında

 

 

Fırtınası çok sert eser
Soğuğu elleri keser
Kışın dağlar bize küser
Cengelegin yaylasında

 

 

Her yıl şenlikler kurulur
Gece çadırda durulur
Davul zurnalar vurulur
Cengelegin yaylasında

 

 

Ocakta çevrilir döner
Rüzgarda ateşi söner
Lambaları gazlı fener
Cengelegin yaylasında

 

 

Kazanlarda peynir pişer
İçlerine fare düşer
Çocuklar yorgana işer
Cengelegin yaylasına

 

 

Her gün akşam yağmur yağar
Sabah beşte güneş doğar
Şaşortiler inek sağar
Cengelegin yaylasında

 

 

Eğri karda kar erimez
Külekte peynir çürümez
Gece koyunlar yürümez
Cengelegin yaylasında

 

 

Ağustos da yayla iner
Herkes arabaya biner
Dağların ateşi söner
Cengelegin yaylasında

 

 

Temelim elli yaşında
Durur yaylanın başında
Gezer yazında kışında
Cengelegin yaylasında

 

——————————

CANIMDAN DEĞERLİ SEVGİLİ ANNEM

Kucağında taşırdın daha dününde
Adımlar atardık senin önünde
Of demedin bize hiç bir gününde
Canımdan değerli sevgili annem

 

Ellerine tutunur yürür, koşardım
Şefkatine sığınır güler, coşardım
Öğütlerin ile her şey başardım
Canımdan değerli sevgili annem

 

Nice gecelerde uykusuz kaldın
Ne arzu ettiysem çabucak aldın
Benim için nice hayale daldın
Canımdan değerli sevgili annem

 

Her gün sabahları erken kalkardın
Alnımızdan okşar, öper koklardın
Yemezdin, içmezdin bize saklardın
Canımdan değerli sevgili annem

 

Yüzümüze bakar içten gülerdin
Gözümden yaş aksa hemen silerdin
Beşiğimi sallar ninni söylerdin
Canımdan değerli sevgili annem

 

Büyüyüp te adam olsun derdiniz
Ağzımıza helal lokma verdiniz
Bizi doyurduktan sonra yerdiniz
Canımdan değerli sevgili annem

 

Kaybetmedin hiçbir şeyi özünden
Çıkamazdık asla senin sözünden
Ayrılırken yaş gelirdi gözünden
Canımdan değerli sevgili annem

 

Yeşerirdi bahçelerim bağlarım
Seninle güzeldi gençlik çağlarım
Benden uzak kaldın her gün ağlarım
Canımdan değerli sevgili annem

 

Ne güzel olurdu aşın, yemeğin
Zahmetle büyüttün çoktur emeğin
Lütfen hakkınızı helal eğleğin
Canımdan değerli sevgili annem

 

Emeklerin unutulup yitmesin
Sana olan sevgim asla bitmesin
Allah başımızdan eksik etmesin
Canımdan değerli sevgili annem

——————————————-

ATATÜRK

 

Bin asırda bir kişi, dünyada olur lider
Nasipmiş Türkiye’ye Kahraman Ulu Önder
Yazdığınız destanlar, sonsuza uzar gider
İmzanızın altında, yürüyor Türk gençliği

 

İlkelerin ışığı, pusula olur bize
Vatanın her parçası, minnettar kalır size
Sayenizde çıkmıştır, Türkiye artık düze
Nutkunuzun emrinde, yürüyor Türk gençliği

 

Vatana siper ettin, çelik zırhlı canını
Vermedin düşmanlara, ülkemin tek yanını
Duyurdun tüm dünyaya, yüce eşsiz şanını
Hedeflerin uğrunda, yürüyor Türk gençliği

 

Samsun, Sivas, Amasya ülkenin kader yolu
Anadolu insanı, her zaman coşku dolu
Hürriyet bağımsızlık, önder liderin yolu
Aydınlık Türkiye için, yürüyor Türk gençliği

 

Karadeniz’den doğdu Türkiye’ye güneşin
Dünyada görülmedi ne emsalin, ne eşin
Vatana fedakârca, savaşmak oldu işin
Sayenizde huzurlu, yürüyor Türk gençliği

 

Bayraklar gönderlerde, ezanlar dinmeyecek
Yaktığınız meşale, artık hiç sönmeyecek
Türk milleti kararlı, ilkenden dönmeyecek
Gösterdiğin hedefte yürüyor Türk gençliği

 

Gençliğe hitabeni yürekten okuyoruz
On Kasımda kabrine sel gibi akıyoruz
Vatan Bayrak uğruna meşale yakıyoruz
Göğsünü gere gere yürüyor Türk gençliği

 

Anadolu insanı kalpten bağlıdır size
Yüce Cumhuriyeti bağışladın sen bize
Ülkem artık büyüdü halkalar dize dize
Emin adımlar ile yürüyor Türk gençliği

———————————————-

ANADOLU İNSANIYIZ

 

İnsanları candan seven
Dostlarına güven veren
Kimi Yörük , kimi Yaren
Anadolu insanıyız

 

Kışı, baharı, yazıyla
Kemençe, tulum, sazıyla
Çerkezi, Kürdü, Lazıyla
Anadolu insanıyız

 

Yayasıyla, atlısıyla
Acısıyla, tatlısıyla
Doğusuyla, batısıyla
Anadolu insanıyız

 

Keçisiyle, koyunuyla
Horonuyla, oyunuyla
Evladıyla, torunuyla
Anadolu insanıyız

 

Dağı, taşı her yeriyle
Marketiyle, berberiyle
Ordusuyla, askeriyle
Anadolu insanıyız

 

Soyu, sopu özleriyle
Açık, seçik sözleriyle
Merhametli yüzleriyle
Anadolu insanıyız

 

Düşünceler aynı yönde
Liderlikte hepsi önde
Acı, tatlı güzel günde
Anadolu insanıyız

 

Bizler birlikte yaşarız
Yardıma hemen koşarız
Bütün zorluğu aşarız
Anadolu insanıyız

 

Parça parça dilimiyle
Halısıyle, kilimiyle
Endüstrisi, bilimiyle
Anadolu insanıyız

 

Omuzuyla, ensesiyle
Şapka, külahı, fesiyle
Beş vakit ezan sesiyle
Anadolu insanıyız

 

Bahçeleriyle bağıyla
Tepeleriyle dağıyla
Ay Yıldızlı Bayrağıyla
Anadolu insanıyız

 

Gezer hepsi beyaz kürkle
Gurur duyar yiğit Türk’le
Ulu Önder Atatürk’ le
Anadolu insanıyız

 

Arpa, buğday, samanıyla
Yağmur, sisi, dumanıyla
İnancıyla imanıyla
Anadolu insanıyız

 

Vatanını öveniyle
Milletini seveniyle
Barış, huzur, güveniyle
Anadolu insanıyız

 

Temel Şimşek’in diliyle
Merhaba eden eliyle
Yabancısı, yerlisiyle
Anadolu insanıyız

—————————————–

 

CENGELEGİN YAYLASINDA

                                    

Temmuz ayında çıkılır
Yaylada mala bakılır
Ocakta odun yakılır
Cengelegin yaylasında

 

Karlı yollardan geçilir
Soğuk sulardan içilir
Biçenekte ot biçilir
Cengelegin yaylasında

 

Koyun kuzular meleşir
Boğa tosunlar güreşir
Köpeği, kurdu üleşir
Cengelegin yaylasında

 

Yayığa yoğurt koyarlar
İplerden asar yayarlar
Gevrek, kuymakla doyarlar
Cengelegin yaylasında

 

Otlanır tepeler, dağlar
Satılır peynirler, yağlar
Sahipsiz yaylalar ağlar
Cengelegin yaylasında

 

Çobanlar malı yayarlar
Akşam dönüşte sayarlar
Çiseli otta kayarlar
Cengelegin yaylasında

 

Aynı odada yatılır
Koyun kuzuya katılır
Gece silahlar atılır
Cengelegin yaylasında

 

Yağmurunda ıslanırlar
Duvarlara yaslanırlar
Tereyağla beslenirler
Cengelegin yaylasında

 

Çocuklar eller öperler
Nineler peynir teperler
Tavuklara yem seperler
Cengelegin yaylasında

 

Yere bir anda sis çöker
İnce ince yağmur döker
Çobanlar derin of çeker
Cengelegin yaylasında

 

Fırtınası çok sert eser
Soğuğu elleri keser
Kışın dağlar bize küser
Cengelegin yaylasında

 

Her yıl şenlikler kurulur
Gece çadırda durulur
Davul zurnalar vurulur
Cengelegin yaylasında

 

Ocakta çevrilir döner
Rüzgarda ateşi söner
Lambaları gazlı fener
Cengelegin yaylasında

 

Kazanlarda peynir pişer
İçlerine fare düşer
Çocuklar yorgana işer
Cengelegin yaylasına

 

Her gün akşam yağmur yağar
Sabah beşte güneş doğar
Şaşortiler inek sağar
Cengelegin yaylasında

 

Eğri karda kar erimez
Külekte peynir çürümez
Gece koyunlar yürümez
Cengelegin yaylasında

 

Ağustos da yayla iner
Herkes arabaya biner
Dağların ateşi söner
Cengelegin yaylasında

 

Temelim elli yaşında
Durur yaylanın başında
Gezer yazında kışında
Cengelegin yaylasında

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. Nursal BİLGİN dedi ki:

    Aklına fikrine sağlık köylüm.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Yukarı Çık