Yalçın TEMİZ Şiirleri

18 Eylül 2014
2.402 kez görüntülendi

Resim bulunamadı

NE OLAYIM

Yerleştirip bombayı gurbetin temeline,
Bir akşam Tepeköy’e gelmezsem ne olayım.
Desinlerki bu garip kavuştu emeline
Dedemin kapısını çalmazsam ne olayım.

Sanki bizler gideli çekilmiş kanı canı,
Bin yıllık bu topraklar olmuş çalı ormanı,
Nasıl da arsızlanmış, sarmışlar dört bir yanı,
Tarlamdan dikenleri yolmazsam ne olayım.

Hele yaban ellerden ben sılama varayım,
Viran kalan hanemi tam tekmil onarayım,
Döşeteyim gül gibi, olsun benim sarayım,
Dört mevsimin dördünde kalmazsam ne olayım.

Biçerim çayırları, toplarım yığın yığın,
Donatırım ahırı, bağlarım iki sağın,
Hay imanına ölem sütün peynirin yağın,
Eritmenin dibini silmezsem ne olayım.

Harmanda ekin sapı, sarılsam dirgenlere,
Buğdayımı un etsem, insem değirmenlere,
Ah bir sersem postumu yemyeşil çimenlere,
Sevgimi dağa taşa bölmezsem ne olayım.

Ceviz dibi gölgesi bir harika yelpaze,
Kurulmuşum soframa, hazır her türlü meze,
Dutları kopararak dalından taze taze,
Kiraz bahçelerine dalmazsam ne olayım.

Gurbet ağırlığını üzerime koyunca,
Gecelerce inledim çocuklar uyuyunca,
Sesi kısık radyoya döndüm yıllar boyunca,
Köyde büyük harflerle gülmezsem ne olayım.

Nam salmış Ahaldaba, durur asaletiyle,
Kucak açar bizlere binbir bereketiyle
Çam kokan havasını şifalar niyetiyle
Derin derin içime almazsam ne olayım.

Sanki biraz çatlattım ar edep damarını,
İstanbul’un, Bursa’nın oynadım kumarını,
Ankara’nın, Samsun’un yemişim şamarını,
Köyümün kıymetini bilmezsem ne olayım.

Unutmuşuz şehirde, ölüye ağlamayı,
Geçmişlerin ruhuna fatiha okumayı,
Yılda iki bayramı, elli iki cumayı,
Köyümdeki camide kılmazsam ne olayım.

Türkü yaktım köyüme, okunuyor dillerde,
Ne kadar yalnız kaldım şu yabancı ellerde,
Diyorum ki en sonu doğduğum o yerlerde,
Dost, akraba içinde ölmezsem ne olayım.

Yalçn TEMİZ

——————————-

DEĞİL MİDİR

Bir yağmur kadardır bulutun ömrü
Arkası masmavi gök değil midir
Ölmek de mutlaka Allah’ın emri
Yaşamak insana hak değil midir

Bir hayat son bulur çekilen yayda
Ne şekerler erir bir bardak çayda
İçin kıpır kıpır olsa ne fayda
Kellede görünen ak değil midir

Ağlayan bebeği susturur mama
Yıllar ömrümüze yamadır yama
Çiçekle yemişle övünür ama
Dalları yeşerten kök değil midir

Tekmeleyen atın adını anma
Bol keseden çıkan söze inanma
Herkesi korkudan eğilir sanma
Tavşanın kulağı dik değil midir

Yılan diye diye dışlandığımız
Şeytan diye diye taşlandığımız
Sırtını çevirdi hoşlandığımız
Bütün bunlar bize çok değil midir

Dolu dolu ister almaz azları
İnat olsun diye üşür yazları
Çekilmez kahırı, bitmez nazları
Bu can Kaçkari’ye yük değil midir

Yalçın TEMİZ

——————————————

AMA AYRILIĞIN ADINI ANMA

Seveni sevdayı sevgiyi anlat

Ama ayrılığın adını anma

Özlemi vefayı ilgiyi anlat

Ama ayrılığın adını anma

Gönlümde parlayan yıldıza dönüş

Ufkumda yer tutup güneşle tanış

Ellerin elimde mehtabı konuş

Ama ayrılığın adını anma

Kötüler safında sırala beni

En ağır sözlerle karala beni

İster siteminle yarala beni

Ama ayrılığın adını anma

Gülücükler dağıt güllerle dans et

Şakıyan bülbüle oluver namzet

Şiirden şarkıdan türküden bahset

Ama ayrılığın adını anma

Dağıt omuzuna saçın tellendir

Ilgıt ılgıt esen yelde yellendir

Ballı dudakların hayra dillendir

Ama ayrılığın adını anma

Dillere destan et adım yayıver

Olmazsa yaşanmaz kuldan sayıver

Bırakma terk etme gitme deyiver

Ama ayrılığın adını anma

Adam gibi olan adama yaslan

Sağnak sağnak yağan sevgiyle ıslan

Hadi aşkımızı dağlara seslen

Ama ayrılığın adını anma…

Yalçın TEMİZ

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Yukarı Çık